Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden boş durumdaki Alsu isimli tanker ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye 4 bin 199 ton rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisi önceki gün sabaha karşı saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil (35 kilometre) güneyinde çarpıştı.
İçerisinde 10 mürettebatın bulunduğu Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi arama çalışmaları sürüyor.
Olayın ardından Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kazaya ilişkin soruşturma başlatıldı.
Kazaya ilişkin bilirkişi ön raporu ortaya çıktı.
Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında Alsu isimli ticari gemiyle çarpışmasının ardından batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin yerinin tespit edildiği bildirildi. Kazaya ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanan Alsu gemisinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman’ın hakimlik ifadeleri de ortaya çıktı.
Marmara Denizi’nde Silivri açıklarında 2 Eylül’de meydana gelen ve 10 mürettebatın bulunduğu Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin batmasıyla sonuçlanan kazanın ardından başlatılan arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Çalışmalara Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, Deniz Kuvvetleri, AFAD ve Kızılay başta olmak üzere ilgili kurumlar katılıyor. Bölgede 18 yüzer unsur, 5 helikopter, 2 insansız hava aracı ve 1 uçak görev yaparken, Deniz Kuvvetleri’ne ait bir gemi de su altında arama çalışmalarını sürdürüyor.
Çalışmaların üçüncü gününde Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Tuğberk İmamoğlu isimli geminin yerinin tespit edildiğini açıkladı.
MSB tarafından yapılan açıklamada, geminin yerinin Deniz Kuvvetleri Komutanlığına ait TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi tarafından tespit edildiği bildirildi.
KAPTANLARIN İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Kaza soruşturması kapsamında tutuklanan Alsu isimli geminin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman’ın hakimlik ifadeleri ortaya çıktı.
Alsu gemisinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan, gemiye yaklaşık bir ay önce katıldığını ve kazanın meydana geldiği saatlerde istirahatte olduğunu söyledi.
Kaza sırasında 3’üncü kaptan Murat Evciman’ın görevde olduğunu belirten Erarslan, geminin sevk ve idaresinden Evciman’ın sorumlu olduğunu ifade etti.
Erarslan, kaza anını şu sözlerle anlattı:
“Gemi yüksüz durumdaydı. Kalktığımda güverte reisimiz Süleyman Eker’in ‘Çarpıştık, çarpıştık’ şeklinde bağırdığını duydum. Bunun üzerine hemen yukarı çıktım. Köprü üstüne çıktığımda 2’nci kaptan Barış Hazar ve Murat Evciman bulunuyordu. Ne olduğunu sorduğumda ‘Çarpıştık’ dediler.”
Köprü üstüne çıktığında Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi sancak kıç omuzluğunda, ışıkları yanar vaziyette gördüğünü belirten Erarslan, iki gemi arasındaki mesafenin yaklaşık 300 metre olduğunu söyledi.
Erarslan, kendi gemisinin sola dönüşe geçtiğini ve dönüş tamamlanmak üzereyken Tuğberk İmamoğlu’nun ışıklarının tamamen kaybolduğunu ifade etti.
“1-2 DAKİKA İÇERİSİNDE RADARDAN DA KAYBOLDU”
Erarslan, bunun üzerine Tuğberk İmamoğlu’nun mevkisini radardan kontrol ettiğini ve geminin yaklaşık 1-2 dakika içerisinde radardan da kaybolduğunu belirtti.
Ardından Sektör Marmara ile irtibata geçerek durumu bildirdiğini söyledi.
“TUĞBERK İMAMOĞLU GEMİSİ BİZE ÇARPTI”
Kaza sırasında gemide gözcü bulunmadığını ve gözcü bulundurmanın kaptanın inisiyatifinde olduğunu belirten Erarslan, yoğun trafikte gözcü bulundurulması gerektiğini söyledi.
Erarslan, kazaya ilişkin savunmasında Tuğberk İmamoğlu’nun kendi gemilerine çarptığını öne sürdü.
“Biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize çarpmıştır.” diyen Erarslan, karşı geminin telsizden “İskeleye al” uyarısı yaptığını, kendi gemilerinin de iskeleye manevra yaptığını ancak Tuğberk İmamoğlu’nun iskeleye almak yerine sancağa dönmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini iddia etti.
Bilirkişi raporundaki kendisiyle ilgili tespitleri kabul etmediğini belirten Erarslan, olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını savundu.
Erarslan ayrıca, kendi gemilerinin kazayı “yaslama” şeklinde hissettiğini belirterek, şiddetli bir çarpışma olması halinde Alsu’da daha büyük hasar meydana gelmesi gerektiğini ifade etti.
Alsu’nun AIS cihazının çalışır durumda olduğunu, Tuğberk İmamoğlu’nun AIS cihazının ise kapalı olduğunu öne süren Erarslan, karşı gemiyi yalnızca radar üzerinden takip edebildiklerini söyledi.
3’ÜNCÜ KAPTAN: “ROTASINI BENİM ÜZERİME DOĞRU ÇEVİRDİ”
Alsu gemisinin 3’üncü kaptanı Murat Evciman ise hakimlik ifadesinde gemiye yaklaşık bir ay önce katıldığını ve meslekte 7 aylık tecrübeye sahip olduğunu söyledi.
Vardiyası sırasında iradesini etkileyecek herhangi bir madde kullanmadığını belirten Evciman, Tuğberk İmamoğlu isimli geminin telsizden “İskeleye al” şeklinde seslenmesi üzerine radardan gemiyi gördüğünü, ancak çıplak gözle geminin fenerini göremediğini ifade etti.
Tuğberk İmamoğlu’nun ECDIS ekranında AIS bilgisinin görünmediğini belirten Evciman, olay anını şöyle anlattı:
“Radar ekranına baktığımda Tuğberk İmamoğlu gemisinin izdüşümünü gördüm. Ben bulunduğum gemiyi yaklaşık 5 derece iskeleye aldım. Yaklaşık 2-3 dakika geçtikten sonra tekrar ‘İskeleye al’ sesini telsizden duydum. Bunun üzerine bulunduğum gemiyi keskin bir şekilde yaklaşık 9 derece iskeleye aldım.”
Bu manevranın ardından kendi gemisinin Tuğberk İmamoğlu’nun sağ tarafında kaldığını belirten Evciman, iki gemi arasındaki mesafenin önce 700-800 metre, daha sonra yaklaşık 500 metreye düştüğünü söyledi.
Evciman, bu sırada Tuğberk İmamoğlu’nun birden sancağa dönerek rotasını kendi gemisinin üzerine çevirdiğini iddia etti.
“ÜZERİME DOĞRU GELİYORSUN, GELME”
Karşı geminin manevra yapacağını düşündüğünü belirten Evciman, telsizden “Tuğberk İmamoğlu, üstüme doğru geliyorsun, gelme” şeklinde uyarıda bulunduğunu söyledi.
Buna rağmen iki gemi arasındaki mesafenin azalmaya devam ettiğini belirten Evciman, kendi gemisinin rotasını yeniden iskeleye çevirdiğini, ancak Tuğberk İmamoğlu’nun sancağa dönmeye devam ederek üzerlerine doğru geldiğini savundu.
Evciman, Tuğberk İmamoğlu’nun iskele baş omuzundan, Alsu’nun sancak baş omuzuna çarptığını ifade etti.
Çarpışmanın ardından köprü üstünden aşağıya doğru birkaç basamak inerek “Çarpışma oldu” diye bağırdığını belirten Evciman, daha sonra yeniden köprü üstüne çıktığında Tuğberk İmamoğlu’nun ışıklarını gördüğünü söyledi.
“BİLİRKİŞİ RAPORUNDAKİ TESPİTLERİ KABUL ETMİYORUM”
Evciman da bilirkişi raporunda hakkında yapılan tespitleri kabul etmediğini ve kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını savundu.
Tuğberk İmamoğlu’nun AIS bilgisinin görünmemesi nedeniyle Sektör Marmara tarafından kendisine herhangi bir uyarı yapılmadığını belirten Evciman, kazanın karşı geminin rotasını kendi gemilerinin üzerine çevirmesi sonucu meydana geldiğini öne sürdü.
Evciman, “Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Kaza, Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm.” ifadelerini kullandı.
NE OLMUŞTU?
Kocaeli’den Aliağa’ya seyreden boş durumdaki Alsu isimli tanker ile İskenderun’dan Karadeniz Ereğli’ye 4 bin 199 ton rulo sac taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisi, 2 Eylül saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil (35 kilometre) güneyinde çarpışmıştı.
Çarpışmanın ardından içerisinde 10 mürettebat bulunan Tuğberk İmamoğlu isimli gemi batmıştı.
Kazanın ardından bölgede geniş çaplı arama-kurtarma çalışması başlatılırken, ekiplerin çalışmaları devam ediyor.
BİLİRKİŞİ RAPORU: ALSU GEMİSİNDE KÖPRÜÜSTÜ DİSİPLİNİ TERK EDİLDİ
Marmara’da meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazasına ilişkin bilirkişi ön raporunda, Alsu gemisindeki köprüüstü zafiyetleri dikkat çekti. Rapora göre, kaza anında köprüüstünde gemiye bir gün önce katılan ve ilk seyir vardiyasını tutan 3. kaptan Murat Evciman tek başınaydı.
Marmara’da meydana gelen ve Tuğberk İmamoğlu gemisinin batmasıyla sonuçlanan deniz kazasına ilişkin hazırlanan bilirkişi ön raporunda, her iki gemideki kusur ve ihlaller ayrıntılı şekilde sıralandı.
Raporda, kazanın fiziksel olarak başlamasında Tuğberk İmamoğlu gemisinin manevrasının etkili olduğu, ancak olayın facia boyutuna ulaşmasındaki asli nedenlerden birinin Alsu gemisindeki köprüüstü yönetimi ve vardiya zafiyetleri olduğu belirtildi.
İDARE TECRÜBESİZ 3. KAPTANDAYDI
Bilirkişi raporunda, Alsu gemisinin köprüüstünde nöbetçi olan tek kişinin 2. zabit görevindeki 3. kaptan Murat Evciman olduğu tespit edildi.
Evciman’ın ifadesine göre gemiye kazadan yalnızca bir gün önce katıldığı ve kaza anındaki 00.00-04.00 vardiyasının, bu gemide tuttuğu ilk seyir vardiyası olduğu bildirildi.
Bilirkişi heyeti, geminin manevra kabiliyetini, personelini ve köprüüstü cihazlarını henüz yeterince tanımayan bir zabitin, yoğun deniz trafiğinin bulunduğu ayrım bölgesinde tek başına bırakılmasını önemli bir zafiyet olarak değerlendirdi.
Kaza saatinin 03.13 sıraları olduğu belirtilen raporda, bu sırada köprüüstünde Evciman dışında herhangi bir gözcü, stajyer veya dümencinin bulunmadığı da kayıtlarla ortaya konuldu.
KAPTANIN KAMARASINDA UYUDUĞU BELİRLENDİ
Raporda, vardiyası bulunan gözcü stajyer Yunus Türker ve diğer personelin kaza sırasında kamara ve güvertede istirahat halinde olduğu belirtildi.
Bu durumun köprüüstündeki durumsal farkındalığı azalttığı değerlendirilirken, gemi kaptanı Ahmet Erarslan’ın da kaza sırasında köprüüstünde olmadığı ve kamarasında uyuduğu tespit edildi.
Çarpışmanın sarsıntısıyla uyandığı belirlenen Erarslan’ın, kazadan yaklaşık 7 ila 10 dakika sonra köprüüstüne çıkabildiği bildirildi.
Şüpheli ifadesinde açık denizde gözcü bulundurmama yetkisinin kendisinde olduğunu savunan Erarslan’ın bu uygulamasının, bilirkişi tarafından geminin SMS kurallarına tamamen aykırı olduğu değerlendirmesi yapıldı.
BİLİRKİŞİ: OPERASYONEL VE SİSTEMSEL KUSUR VAR
Bilirkişi heyeti, Alsu gemisinin resmi Bridge Management Manual (BMM-Emniyetli Seyir El Kitabı) ile şirket tarafından onaylanan köprüüstü vardiya standartlarını inceledi.
Kaza anındaki fiili durum ile geminin kendi emniyet prosedürleri karşılaştırılırken, bilirkişi ön raporunda Alsu tarafındaki operasyonel ve sistemsel kusurun açık şekilde ortaya çıktığı belirtildi.
Raporda, Alsu gemisinin en yoğun ve riskli deniz trafik bölgelerinden biri olarak değerlendirilen trafik ayrım düzenini keserken köprüüstünde tek bir zabit dışında dümenci veya gözcü bulundurmaması ağır ihlal olarak nitelendirildi.
Ayrıca gözle ve radarla yapılması gereken “tam gözcülük” kuralının da Alsu tarafından ihlal edildiği kaydedildi.
Bu zafiyetin, karşı geminin telsiz mutabakatına aykırı şekilde gerçekleştirdiği sancak manevrasının zamanında fark edilmesini ve gerekli reaksiyonun erken verilmesini engellediği belirtildi.
“TAM TORNİSTAN YAPMALIYDI”
Bilirkişi raporunda, vardiya zabiti Murat Evciman’ın karşı geminin üzerlerine geldiğini ve telsiz mutabakatına uymayarak sancağa döndüğünü yaklaşık 0,5 mil gibi çok yakın bir mesafede fark etmesi de ağır ihlaller arasında gösterildi.
Evciman’ın bu aşamada çatışmayı önlemek amacıyla erken makine stop veya tam tornistan manevrası yapmak yerine yalnızca rotayı iskeleye almaya devam ettiği belirtildi.
Erken hız azaltma veya makineleri durdurma yönünde bir aksiyon alınmamasının, çarpışmanın fiziksel şiddetini artırmış olabileceği değerlendirildi.
TUĞBERK İMAMOĞLU GEMİSİNDEKİ KUSURLAR DA SIRALANDI
Bilirkişi ön raporunda Tuğberk İmamoğlu gemisindeki kusur ve ihlallere de yer verildi.
Rapora göre geminin AIS sisteminin kapalı, arızalı veya tam çalışmıyor olması nedeniyle “hayalet gemi” durumunda seyrettiği ve bunun bölgedeki diğer gemiler ile VTS istasyonları açısından ciddi seyir tehlikesi yarattığı belirtildi.
Alsu gemisinin karşı gemiyi ancak 1,8 mil mesafede radar ekosu olarak tespit edebildiği ifade edildi.
Bu durumun erken uyarı ve güvenli geçiş planlamasını doğrudan engellediği kaydedildi.
Raporda ayrıca, telsiz görüşmelerinde iskele yönüne kaçınma konusunda mutabakata varıldığı belirtilmesine rağmen Tuğberk İmamoğlu gemisinin son 0,5 mil kala aniden sancağa sert dümen kırarak Alsu’nun pruva hattını kesmesinin, kazayı fiziksel olarak başlatan operasyonel kusur olduğu değerlendirmesi yapıldı.
KAZANIN KÖK NEDENİ “ÇİFT TARAFLI DİSİPLİNSİZLİK”
Bilirkişi ön raporunda kazanın temel nedenleri, “Çift Taraflı Köprüüstü Disiplinsizliği, Vardiya Standartlarının Tamamen Terk Edilmesi ve Durumsal Farkındalık Kaybı” olarak sıralandı.
Raporda, Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazını kapatarak seyretmesi ve telsiz mutabakatına aykırı şekilde son 0,5 milde sancağa dönmesinin çatışmayı fiziksel olarak başlatan aktif tetikleyici unsur olduğu belirtildi.
Ancak bu tetikleyici unsurun bir faciaya dönüşmesinin arkasındaki asli kök nedenin Alsu gemisindeki köprüüstü zafiyeti olduğu ifade edildi.
Bilirkişi, Alsu gemisinin kendi emniyet kılavuzunda yer alan “Watch Condition B” kuralına uygun hareket ederek köprüüstünde tecrübeli kaptan ve ek bir gözcü bulundurması halinde, karşı geminin kontrolsüz manevrasının 0,5 mil yerine 1,5 ila 1,8 mil mesafede tespit edilebileceğini belirtti.
Bu durumda COLREG Kural 8 kapsamında makinelerin durdurulması veya acil tornistan manevrası yapılmasıyla çarpışmanın tamamen önlenebileceği ya da darbenin şiddetinin azaltılarak geminin batmasının engellenebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Raporda, köprüüstünde tek başına bulunan ve gemide yeterli tecrübesi olmayan zabitin durumu zamanında analiz edememesinin can kaybı ve kayıp vakalarının yaşanmasına zemin hazırladığı belirtildi.
5 KRİTİK DELİLİN TOPLANMASI İSTENDİ
Bilirkişi heyeti, Tuğberk İmamoğlu gemisinin mürettebatının denizde kayıp olması ve soruşturmanın “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçlaması kapsamında değerlendirilebilecek olması nedeniyle 5 kritik delilin toplanmasını istedi.
Talep edilen deliller arasında VHF telsiz ses kayıtları, Türk Radyo kayıtları, genişletilmiş VTS radar ve ekran kayıtları, Tuğberk İmamoğlu gemisine ait yük, lashing ve stabilite evrakları ile Alsu gemisinin dış mekan kamera kayıtları yer aldı.
6 KİŞİ ADLİYEYE SEVK EDİLDİ
Soruşturma kapsamında kazaya karışan Alsu gemisinde bulunan 10 kişiden aşçı hariç 9’u hakkında şüpheli işlemi uygulanarak gemide ifadeleri alındı.
Soruşturma çerçevesinde geminin 1. ve 3. kaptanının tutuklandığı, 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildiği bildirildi.